GDO tartışmalarında en fazla ismi geçen mısır üreticileri, tüketicinin korkusunun ilk kurbanı oldu. Mısır ürünleri ürünleri analiz raporlarını afiş gibi raflara asmaya başladı. Mısır yağına talebin düşmesi ise market rafında indirim yarışı başlattı.Hükümetin çıkardığı GDO yönetmeliğinin yarattığı tartışmalar tüketiciyi de üreticiyi de etkiliyor. GDO’lu ürün yemekten korkan tüketici, bu tartışmalarda adı sık sık geçmesinden dolayı ilk önce mısır tüketimini azalttı. Tartışmaların seyrinden şikayetçi olan ve derdini bir türlü analatamadığını düşünen üretici ve sanayici ise tüketiciyi yeniden kazanmak için ürünlerine, tezgahlarına “Mısırımız GDO’suzdur” belgesi asmak zorunda kaldı.
[icreklam]Son yıllarda oldukça popüler olan ve birçok girişimcinin yatırım yaptığı mısır ürünleri zor günler geçiriyor. Bu firmalardan birisi olan Daily Fresh de GDO korkusuna karşı önlem alan markalar arasında. “Taze Mısır” markasıyla satış yapan firmanın genel müdürü Burkay Şengel, hem domuz gribi korkusuyla alışveriş merkezlerinde düşen trafik hem de GDO tartışmaları nedeniyle satışlarında ciddi düşüş olduğunu söyledi. GDO’lu ürünler kapsamında 4 ana üründen biri olan mısırın çok fazla telaffuz edildiğini söyleyen Şengel, “Bizim ürünlerimizde GDO yok. Ürünümüzü Malezya’dan ithal ediyoruz. Biz 2008′de analiz raporunu aldık. 2009 raporunu da Malezya’dan aldık” dedi.Analiz sonucunu asıyorlarTüketicinin görmesi için analizlerin sonuçlarını tezgahlarında sergilediklerini ifade eden Şengel, 105 noktada bulunan tezgahlarında satışların yüzde 20 oranında düştüğünü söyledi. Şengel, “Ancak geçen yıla göre satış oranlarımız yüzde 50 geriledi. Ürünlerimizi Türkiye’de de analiz ettireceğiz” diye konuştu. The Fresh Point markasıyla bardakta mısır üreten MTL Gıda ve Dış Ticaret Ltd. Şti’nin Avrupa Bölge Sorumlusu Erol Albayrak da satışlarında ilk etapta düşüş olduğunu ancak son günlerde tüketicinin bu korkuyu aşmaya başladığını belirtti. Albayrak konuya ilişkin şunları söyledi: “Biz Malezya mısırı kullanıyoruz. Malezya’da GDO’lu ürün yasak. Türk insanı araştırmadan etmeden inanıyor. Mısırda GDO var denildi. Bütün standlarımızda belgelerimizi sergiliyoruz.”Firmalar etkin tedbirlerle tüketicinin korkusunu gidermeye çalışsa da bu konuda talihsiz girişimciler de var. Örneğin Şirinevler’de kazanda kaynamış mısır satan Cemil Akyüz, GDO nedeniyle satışlarının bir anda bıçak gibi kesildiğini anlattı. Akyüz, “Yapacak birşey yok. Arkasında bağırıyoruz ‘sen de mi GDO’dan korkuyorsun abla’ diye ama şimdiye kadar fikrini değiştirip alan olmadı. Fiyatamızı 1 TL’den 50 kuruşa düşürdük” diye konuştu.Karışım yağ mutfaktan çıktıGDO tartışması sebze ve meyvenin ardından bitkisel yağa olan talebi de azaltmış durumda. Tüketici özellikle GDO’lu olma olasılığı yüksek olan mısırözü, kanola, soya yağlarından uzaklaşırken bu ürünlerin karışımından oluşan yağa tedirgin yaklaşıyor. Tüketicinin GDO korkusu market raflarına da yansıdı. Raflarda 1 litre ayçiçek ve mısırözü yağının fiyatı 4.75 TL’ye kadar geriledi. 5 litrelik kanola yağının ortalama raf fiyatı ise 13.50 TL civarında. Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör de “Bitkisel yağda çeşit olarak özellikle karışım yağlarda ciddi düşüş var. Bu kategoride yüzde 50 düşüş olduğunu söylemek mümkün” dedi.Market rekabeti fiyat düşürdüAymar Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Özyurt’a göre, bitkisel yağ fiyatlarındaki gerilemenin asıl nedeni, marketlerin yarattığı rekabet ortamı. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde birçok marketin hazırladıkları kampanyalarla özel fiyatlar koyduklarını söyleyen Özyurt, “Şu anda pazarda bulunan mısırözü yağlarının yüzde 95′i ithal ve bu ürünler ABD’den ithal ediliyor. Bu ürünlerin GDO’lu olma olasılığının çok yüksek olduğunu söylemek mümkün. Diğer yağlarda bu sorun çok az var. Kanola yağı da risk grubunda olmasına karşın Türkiye’nin bu ürün grubunda üretim atağına geçmesi riski mısırözüne göre düşürüyor. Ancak tüketicinin raflardaki mevcut kanola yağının ithal mi yoksa yerli üretim mi olduğunu bilmesi pek mümkün değil” diye konuştu.TARTIŞMALARI ETKİLEDİ ÜRÜNLERİ SATAMIYORUZTürkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRK-TED) Başkanı Ali Özbuğday, GDO tartışmalarının piyasaları olumsuz etkilediğini ve üreticilerin ürünlerini satamaz hale geldiğini savundu. Özbuğday dün yaptığı yaptığı yazılı açıklamada, üretici ve tüketicilerin gereksiz endişelerle mağdur edildiğini kaydetti. GDO tartışmalarının tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin temel ekseni olan tohumculuk sektörü için kaos yaratabileceğini ifade eden Özbuğday, konuyu bütün boyutlarıyla ele alan “Biyogüvenlik Yasası” ve buna bağlı kapsamlı yönetmeliklerin çıkarılması gerektiğini belirtti. Özbuğday, üreticilerin ürünlerini satamaz hale geldiğini, sebze ve meyve fiyatlarının düştüğünü, vatandaşın ise tedirgin olduğunu belirtti.GDO’SUZ ÜRÜNLERİMİZİ MARKAYA ÇEVİREBİLİRİZİzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) tartışmalarına ilişkin olarak, “Dünyadaki pamuğun yüzde 60′ının GDO’lu olduğu günümüzde Türkiye’nin, genetiği değiştirilmemiş pamuk ve ona bağlı olarak işlenmiş tekstil ürünü satan ender ülkelerden biri olduğu avantajını markaya çevirmek mümkündür” dedi. İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, pamuklara Türkçe ve İngilizce olarak “Yüzde 100 GDO İçermez” ile bu pamuklardan üretilen tekstil konfeksiyon ürünlerine ise iki dilde “Yüzde 100 GDO İçermeyen” ibaresiyle etiketlenmesi hususunda Sanayi ve Tarım Bakanlıkları nezdinde girişimlerde bulunulduğunu söyledi. AA
kaynak:referansgazetesi.com

